Hirant Dink olayina bir de Azeri Türkleri gözüyle bakmak için
Azerbaycan'da yayınlanan bir gazeteden secme bir makale.
525. GAZETE: "TÜRKİYE'Yİ ÇALKALIYORLAR. DEHŞET VERİCİ OLAN,
TÜRKİYE'NİN BU ÇALKANTIYA UYMASI."
Tirajı günde 2.500 olan iktidar eğilimli 525. Gazete'nin 23
Ocak
2007 tarihli sayısında, ve Agil Abbas imzasıyla yayımlanan
makale
Benim için en zor yazı bu. Tamamen başka bir şekilde
yazılmalıydı,
ancak sinirlerimi yatıştırdım. Bilmiyorum, belki de
yatıştıramadım.
Türkiye'de Hrant Dink isimli Ermeni kökenli bir gazeteci
öldürüldü.
Kötü bir olay. Öldüren de 17 yaşında bir genç. Şimdi bütün
Türkiye
çalkalanıyor. Adam işte, öldürmüşler. Niye kendinizi
yırtıyorsunuz?
Hangi şehirde olduğunu hatırlamıyorum ama, birkaç yıl önce
Türkiye'nin
ünlü aydınlarını bir evde yakarak öldürdüler. O zaman
Türkiye kendini
böyle yırtmıyordu, o zaman Başbakan ağlamıyordu, o zaman halk
sokaklara çıkarak haykırmıyordu. Dünyanın da umurunda
değildi. Çünkü
öldürülenler büyük Türk aydınlarıydı. O Türk aydınları
ki, Hrant Dink
onların tırnağı bile olamazdı. Yani bizi öldürebilirler,
yakabilirler!
Ermenistan'da, Dağlık Karabağ'da, Kerkük'de, Bosna Hersek'de
katledebilirler. Ancak dünyanın umurunda değil.
Dünya ile işim yok zaten, benim kafamın tasını attıran
kendiminkiler.
Türk televizyonlarını seyrettiğimde ve Türk gazetelerini
okuduğumda
Karabağ olaylarını hatırladım.
Hankendi'nde, Meşeli'de, bilmem nerde Ermeniler Azerileri
katlediyorlardı. Bizimkiler ise, aydınlarımızı televizyona
çıkararak,
Ermenilere övgüler yağdırıyorlardı. Biri, 'Annemin sütü
kurumuştu,
komşu Haykanuş'un sütünü emdim', diğeri 'Aşot benim amcam,
beni oğlu
gibi sever', bir diğeri ise 'Ermeni halkı çok akıllı bir halk,
onların
> >günahı yok, birkaç Bolşeviğin işi bu' derdi.
Tüm bunları neden söylüyorum?
Söylediğim gibi, Türk televizyonlarını seyrediyorum, Türk
gazetelerini
okuyorum. Aynen bizim gibi. İnsan, kendini bu kadar mı
aşağılayıcı bir
duruma düşürür?
"Kanal D" diye namussuz bir televizyon var (Nuşirevan
Muharremli'ye,
Azerbaycan'da yayımını durdurduğu için teşekkürler). 24 saat
Hrant
Dink hakkında programlar hazırlıyor, canlı yayım yapıyor.
Türkiye'de
ne kadar eşcinsel aydın varsa, televizyona toplayarak Ermenilere
övgüler yağdırıyor. Gazeteler de aynı şekilde.
Hrant Dink kimdi? Ermeni dilinde çıkan haftalık Agos Gazetesi'nin
sahibi, Genel Yayın Yönetmeni. Bu adam her zaman Türkiye'ye ve
aynı
zamanda Atatürk'e küfür eden bir adamdı. Gazetesi'nde,
'Türk'ün kanı
pis bir kan' diye yazıyordu. Sözde soykırımı tanıyordu.
Kısacası,
Türkiye'nin ve Türkçülüğün düşmanlarından biriydi.
Türkiye'nin düşmanları da, kimi öldüreceklerini ve Türkiye'yi
nasıl
karıştıracaklarını iyi biliyorlar. Türkiye'yi
karıştırıyorlar ve
çalkalıyorlar. Ne yazık ki, Türkiye de bu çalkantıya uyarak,
ülkeyi
karıştırmak isteyenlere imkan sağlıyor.
Sıradan bir gazeteciyi öldürdüler. Şimdi Türkiye de mi bundan
dolayı ölmeli? Deniz Baykal, hüngür-hüngür ağlayarak gitti cenazeye,
sank kardeşini öldürmüşlerdi. Erdoğan, babası öldüğünde bu
kadar ağlamamıştı. İtalya Başbakanı Prodi ile yapacağı görüşme
nedeniyle cenazeye katılamayacağı için özür bile diledi. Kardeşim,
canı cehenneme Prodi'nin, Hrant'ın cenazesine git.
Türkiye'nin düştüğü duruma bir bakın ki, Türkiye'ye ve
Türkçülüğe
hakaret eden bir adamı Türk bayrağına, Ermenilerin katlettiği
Türklerin kanına boyanan Türk bayrağına sararak, defnetmek
istiyor.
> >Ayıp, ayıp, erkek olun, erkek! Devleti bu kadar aşağılamayın.
Bu
devlet, sadece Türkiye'de yaşayan Türklerin değil. Aynı zamanda
Ermenilerin, çoluk çocuğa bakmadan katlettiği 20 bin
Azerbaycanlı
şehidin de devleti, bizim de devletimiz!
Nerde Türk ideolojisini yönlendirenler? Nerde asıl meseleyi
ortaya
dökecek Türk emniyet organları?
Kardeşim, Ermeniler ile onların arkasındakiler, düşünülmüş
bir şekilde
bu cinayeti işlediler. Bunu dökün ortaya.
Dünya ile bir Türk gibi, bir Bozkurt gibi konuşun. Cengizhan'ın,
Timur'un, Yıldırım Beyazıt'ın, Fatih Sultan Mehmet'in,
Atatürk'ün
> >diliyle konuşun. Kaçmayın artık! Kaçtıkça sizi
kovalayacaklar.
Türkiye'nin düştüğü duruma bakın ki, Avrupalı
politikacılar, Hrant'ın
ölümünün, Türkiye'nin AB üyeliğini kuyunun dibine
attığını
söylüyorlar. Aklınıza şaşayım, sanki Hrant Dink ölmeseymiş,
AB
Türkiye'yi kabul edecekmiş? Türkiye bu kadar saf mı ki, AB'nin
kendisini üye kabul edeceğine inansın?
Kendine gel, kardeşim, kendine!
Türkiye'nin kendine gelmesi için yeni bir Atatürk lazım! (
Bizi güçlü yapan yediklerimiz değil, hazmettiklerimizdir.
Bizi zengin yapan kazandıklarımız değil, muhafaza
ettiklerimizdir.
Bizi bilgili yapan okuduklarımız değil, kafamıza
yerleştirdiklerimizdir.
Bu yazı 23 Ocak2007 tarihli sayısında, ve Agil Abbas imzasıyla yayımlanan
makaledir